15 Nisan 2026 Çarşamba

THE OTHER BENNET SISTER SERIES REVIEW

 

There is always a third chance

(image taken from Google images)

This article about an incredible series that lifts my mood. In high school; I read the book of Pride and Prejudice with my friends and watched the movie the first time I knew. I wanted to see UK from then on. I think I loved that spirit. Maybe I have met some familiar people from these characters in my life.   

Time is sometimes like a little joke; like recurring events and disappointments we think we are not understood. Therefore, some times and fashion sense makes an unforgettable place. The Other Bennet Sister series was one such series for me. As I watched the event stream, when it happened, it felt like the character of the book, not like the audience in my favorite book.

The other Bennet Sister is a BBC series. This British period drama is based on the novel of the same name by Janice Hadlow. The continuation of Jane Austen's novel Pride and Prejudice, which is on everyone's list of unforgettable books, is another window. Mary Bennet, played by Ella Bruccoli; the Other Bennet Sister. 

You may feel like you are turning a book page while watching the series. Mary; Bennet is not a prominent character among the sisters with different characteristics. Big sister Jane; she is beautiful, Lizzy is very intelligent; the other little sisters are also full of life, energetic. Mary thinks about her prominent feature and tries to turn to logic and science. I was so angry when I watched the show for their mother that I would really like to go into the series universe and hug Mary in the first chapters if I could. When bullying Mary with every detail, from her skin to her hair not taking shape, father;he is carefree. Unthinking... After the father dies, the situation gets worse. Mary is insisted to have two choices; marriage or misery. She chooses hope when she is tutoring his uncle and his wife to their children in London. Here he attends parties, makes friends, and finds love.

Of course, when her mother stops, she calls him right next to her, but Mary learns to stand up to her mother. The series universe has such beautiful spaces. I loved the places where they went on holiday to the Lake District with their uncle and aunt. Mr. Ryder and Tomas Hayward will laugh at these two characters. Mary's third choice, choosing hope; it was very nice for her to know herself and to marry by finding love. But in the last scene that struck me, Mary; even though she had reached the expectations of the society, she was now seeing the book Recommendations to Young Ladies on the table. So there is always a third option; without destroying itself among the expectations of society and family. 

This was a 9/10 series for me. It only saddened me that the issue of cleanliness was so weak. What is called a bath; six sisters in a bathtub took turns bathing in the same water. Apart from that, a series you should definitely get on your watch list. Have you watched it?

10 Nisan 2026 Cuma

Emily Bronte'nin Tek Eseri: Uğultulu Tepeler



Emily Bronte'nin Tek Eseri: Uğultulu Tepeler Bir Klasikten Çok Daha Fazlası

Kimse kitap fiyatlarının ütopikliğinden bahsetmiyor? Evet yazıma bu şekilde başlamak istemezdim ama bu kitap için tam yedi kitapçı gezdim. Elbette bazı kitapçılarda vardı ama en uygun fiyatlısını bulmak için bu kadar çaba harcayacağımı düşünmezdim. İnternet alışverişine biraz ara verdiğim için de kitapları görerek satın almak istemiştim. Ne diyelim...

Uzun zaman sonra okuduğum kitabı sizlerle paylaşıyorum biraz tabi heyecanım da var. Edebiyat dünyasının özellikle gotik ve romantik edebiyatın unutulmaz eserini veren Emily Bronte'nun Uğultulu Tepeler eserini yeni bitirdim ve yorumlamak için notlarım bölümünü oluşturdum. Sizlerle paylaşmak istediğim harika alıntılarım var. Bu eseri Alacakaranlık kitabında; Bella elinden bırakmazdı. Alacakaranlık da biraz kasvetli havanın tasvirlerini mükemmel yapmamış mıydı? Uğultulu Tepeler(Wuthering Heights) hakkında da okuyanı kendine hayran bırakan ya da o kasvetiyle adeta insanı boğan eser yorumlarını okumuştum. Neredeyse 150 yıllık zehirli bir aşk hikayesinden bahseden bu eser; Victoria dönemi ahlak anlayışına bir başkaldırıdır. Günümüzde ise popüler oyunculardan Margot Robbie'nin sinema filmi ile tekrar gündemde olduğunu belirteyim.

Kitabın tanıtım bülteninden;
" Uğultulu Tepeler, bir tarafta hırçınlığıyla ünlü Catherine ve diğer tarafta yaşadığı sert koşullar sebebiyle katılaşmış, başkalarına olduğu kadar kendine de acımasız olan Heathcliff'in vahşi bir nefretle körüklenen aşklarının hikayesi. Emily Bronte gencecik hayatına sığdırdığı 19.yy İngiliz edebiyatında çığır açan bu ilk ve tek romanında okuyucuyu insan doğasının karanlık kuytularında dolaştırıyor, saplantılı bir aşkın tehlikeli sularından geçirerek büyülü bir atmosferle buluşturuyor..."

Sayfa sayısı: 480

Evet bu karanlık ve saplantılı aşk hikayesi bir klasikten çok daha fazlası. Heathcliff ve Catherine arasındaki bağ; toz pembe bir romantizmden ziyade, bencil, yok edici ve doğaüstü bir saplantıdır. Yorkshire'da yankı bulan o sisli ve hırçınlık karakterlerin iç dünyasının bir aynasıdır. Heathcliff karakterinin hikayede aşağılanması bir sınıf çatışmasının da en ağır göstergesidir.
Uğultulu tepeler, insan doğasındaki o saklanan tutkunun ve intikam hırsının perdesiz bir anlatımına sahip. 
Margot Robbie ve Jacop Elordi başrollerinde yer aldığı Uğultulu teper filmini de izlediniz mi bilmiyorum. Ama yorumlardan gördüğüm kadarıyla kitabın o karanlık ve gerçekçi anlatımından uzak biraz da o beklentinin altında kalmış.

Uğultulu Tepeler kitabı okunmalı mı?

Bunu sizlere bırakıyorum ancak klasikler kütüphanenizde yer almalı. Özellikle de dönem kitapları ve kadın yazarlara ait kitaplar...

"İnsanı insan yapan, yüzüne güzellik katan ve onu sevdiren tek şey kalbinin temizliğidir. Yoksa hepimiz aynıyız, etten ve kemikten oluşmuş bedenleriz..."

"Aşkımı asla kelimelerle ifade edemedim, ama bakışların kendine özgü bir dili varsa, dünyanın en saf varlığı bile aşkımdan ayaklarımın yerden kesildiğini anlardı."

"Akıllı bir insan için en iyi arkadaş yine kendisidir"(Bu cümleyi okurken 1 senedir yaşadıklarım aklıma gelmedi değil hani :) )"

"Gemisi kayalara çarpınca kaptan yerini bıraktı; tayfalar da gemiyi kurtarmaya çalışacaklarına başkaldırıp birbirlerine girdiler; talihsiz tekne için hiçbir kurtuluş umudu kalmadı. Oysa Linton; tersine, sadık ve inançlı ruhlara özgü gerçek bir yüreklilik gösterdi: Tanrı'ya güvendi; Tanrı da onu avuttu. Biri umudunu kesmedi, öteki ise kendini umutsuzluğa kaptırdı. İkisi de kendi yazgısını kendi seçti."

"Sevgi insanı hem özgür hem bağımlı yapar. Bu yüzden en zor güzel ve en tehlikeli duygudur. Vazgeçmek de, kalmak da zordur."

5 Nisan 2026 Pazar

TAM KAPANDI DERKEN TEMU


temu farmland ucretsiz kulaklik

Temu Farmland Bitirme Rehberi: 1 Yılda Gelen Ücretsiz Kulaklık!
Temu tam kapandı derken ben de azmime şaşkınım. Bir yıl süresince pes etmeden Temu Farmland oyununu tamamladım ve sonunda beklenen hediyem bana geldi. Birçok arkadaşım pes etti ama bazen ucu bucağı olmayan bir umutla ve belki de sonuca ulaşmak için pes etmiyorum. Sonuç olarak ise birçoğumuzun "asla bitmez", bitse de artık gelmez ki dediği 365 günün sonunda ücretsiz kulaklığa nasıl ulaştığımı sizlerle paylaşmak istedim.Bu yazımda, Farmland'in o bitmek bilmeyen son %0.01'lik dilimini nasıl geçtiğimi, gümrük sürecini neler yaşadığımı ve gelen kulaklığın kalitesini tüm detaylarıyla bulacaksınız.

temu ucretsiz kulaklik

Temu Farmland oyunu aslında hepimizin bildiği Farmville oyunu gibi. Gün içerisinde belirli şekilde su biriktirip bahçe sulayarak tamamlamaya çalışıyorsunuz. Ama oyuna başlarken sizden iki ücretsiz ürün seçmeniz isteniliyor. Seçtiğiniz ürünleri 3 kez değiştirme hakkınız var. İlk aylarda çok hızlı ilerlese de daha sonraki aylarda davet ve bu oyunda olan başka kişilerin yardımı olmadan ilerlenmiyor. Tanıdık kim varsa bu oyuna davet ediyorsunuz. Oyuna ilk başladığımda aslında Temu yurtdışından ürün satın almak herşeye rağmen daha kolaydı. Şimdi biliyorsunuz ürün satın alırken gümrük vergisi ödeseniz de ürün; gümrükte kalabiliyor ya da aldığınız fiyata değmeyecek şekilde zararda oluyorsunuz. Temu bu sorunu yerel satıcılar ile çözmeye çalıştı. Yani Türkiye'de depo açtı ve şu anda ekranda yerel satıcılar, ürünler bulunmaktadır. Oyunun sonuna yaklaştığımda beklentim o kadar azalmıştı ki ancak şunu da anlamış oldum. Temu; kullanıcılara gerçekten değer veriyormuş. Seçtiğim iki ürünün değeri de toplanarak bana alışveriş yapmam için oyun sonunda kupon verildi. Yani seçtiğiniz ürünleri ücretsiz satın almıyorsunuz bunun yerine ürünler değerinde kupon veriliyor. 
PELL KULAKLIK 

Güncel durumlardan dolayı gümrük vergisi ödediniz mi;
 diye sorulacaktır. Buna şu şekilde cevap vereyim; Temu ülkemizde depo açtığı için ürünler de ülkemizdeki satıcılardan size gönderiliyor. Bu yüzden ki buna seviniyorum hiçbir ücret ödemedim. Teslimat süreci ise oldukça hızlıydı. Sadece ürün paketini açtığımda kulaklığın yer aldığı o beyaz plastik koruması kırılmıştı. Yani kulaklığa birşey olmadan gelmesi mucize. 

Peki 1 yıllık emeğime ve pes etmeme değdi mi?
Bence değdi. PELL EAR-21 KULAKLIK fiyatlarına baktığımda aslında kullanılan ve aranılan bir tasarım olduğunu gördüm. Bu anlamda tavsiye de edebilirim ve kulaklık hakkında sizlere küçük detaylar da verebilirim.
PELL BEYAZ KULAKLIK

Kulaklık  5 saat kesintisiz müzik keyfi sunmakta. Dokunmatik kontrol, ergonomik tasarım, ve rahat cevap verebileceğiniz şekilde. Kulaklık; kulağınızda uzun süre dursa da rahatsızlık vermiyor. Hafif bir yapısı var. Kutu içerisinde ise; kulaklık kabı, iki adet kulaklık, şarj kablosu bulunmakta. Küçük bir eksi ise kulaklık ucundaki beyaz plastik koruyucu yedeği bulunmuyor. Ses kalitesi ise birçok popüler kulaklık markalarına ulaşabilecek düzeyde. Çift bağlantı özelliği yok; bütçe dostu öğrencilerin kolaylıkla erişebileceği; konuşurken parazit sesler yaşamayacağınız bir kulaklık.

Sizler ne düşünüyorsunuz? Bir yıllık emeğime değmiş mi?